Küresel Moda Endüstrisinde Yeni Güç Merkezleri: Özlem Şahin, BRICS+ Moda Zirvesi’nde Türkiye’yi Temsil Etti Dünya moda ekonomisinde gelişmekte olan pazarların etkisi giderek daha fazla tartışılırken, Moskova’da düzenlenen BRICS+ Moda Zirvesi…
Küresel Moda Endüstrisinde Yeni Güç Merkezleri: Özlem Şahin, BRICS+ Moda Zirvesi’nde Türkiye’yi Temsil Etti
Dünya moda ekonomisinde gelişmekte olan pazarların etkisi giderek daha fazla tartışılırken, Moskova’da düzenlenen BRICS+ Moda Zirvesi uluslararası sektör temsilcilerini bir araya getirdi. Think Fashion ve Modest Fashion Weeks by Think Fashion’ın Kurucusu ve CEO’su Özlem Şahin, Türkiye’yi konuşmacı olarak temsil ettiği zirvede üretim, lojistik ve uluslararası ticaret alanındaki dönüşümleri değerlendirdi. Şahin, Moskova Moda Haftası’na da katılarak Türk ve Rus moda markaları arasında geliştirilebilecek yeni iş birliği fırsatlarını gündeme taşıdı.
Küresel moda endüstrisinde ekonomik büyümenin yönü, üretim merkezlerinin değişimi ve uluslararası markaların yeni pazarlara ulaşma stratejileri, sektörün geleceğini şekillendiren önemli konular arasında yer alıyor. Geleneksel moda merkezleri dünya modasındaki etkinliğini sürdürürken, Asya, Afrika, Latin Amerika ve Orta Doğu gibi farklı bölgelerdeki ekonomik ve yaratıcı potansiyel de uluslararası sektör gündeminde daha fazla yer buluyor.

Bu dönüşümün değerlendirildiği önemli platformlardan biri olan BRICS+ Moda Zirvesi (BRICS+ Fashion Summit), 28–30 Eylül 2026 tarihlerinde Rusya’nın başkenti Moskova’da gerçekleştirildi.
Gelişmekte olan ekonomilerin moda sektörlerini buluşturan organizasyonda Türkiye’yi temsil eden isimlerden biri, Think Fashion ve Modest Fashion Weeks by Think Fashion’ın Kurucusu ve CEO’su Özlem Şahin oldu.
Uluslararası moda organizasyonları ve marka geliştirme alanındaki çalışmalarıyla tanınan Şahin, zirvenin önemli oturumlarından birinde konuşmacı olarak yer alarak moda endüstrisinin ekonomik geleceğini ve uluslararası ticarette değişen dengeleri değerlendirdi.
Özlem Şahin, aynı dönemde gerçekleştirilen 26 Eylül–1 Ekim 2026 tarihli Moskova Moda Haftası’na (Moscow Fashion Week) da katıldı. Etkinlik boyunca uluslararası tasarımcıların koleksiyonlarını takip eden Şahin, farklı ülkelerden sektör profesyonelleriyle görüşmeler gerçekleştirdi.
2025 yılındaki BRICS+ Moda Zirvesi’nin ardından 2026 yılında da Moskova’da bulunan Şahin’in katılımı, Türkiye’nin gelişmekte olan moda pazarlarıyla kurabileceği bağlantılar ve uluslararası iş birlikleri açısından dikkat çekti.

Dünya Moda Ekonomisinde Yeni Pazarların Önemi Artıyor
Küresel moda endüstrisi, tasarım, üretim, lojistik, pazarlama ve perakende alanlarını kapsayan çok katmanlı bir ekonomik yapıya sahip.
Bu yapının farklı aşamaları, dünyanın çeşitli bölgelerinde faaliyet gösteren üreticiler, markalar, tedarikçiler ve dağıtım kuruluşları tarafından yürütülüyor.
Moda sektörünün uluslararası niteliği, ülkelerin sahip olduğu ekonomik ve yaratıcı avantajları birbirleriyle bağlantılı hâle getiriyor.
Bazı ekonomiler güçlü tekstil üretim altyapılarıyla öne çıkarken, bazıları gelişmiş perakende kanalları, tüketici pazarları, tasarım yetenekleri veya lojistik olanaklarıyla sektör açısından önem taşıyor.
Bu farklı uzmanlık alanlarının uluslararası iş birlikleri aracılığıyla bir araya getirilmesi, moda markalarının yeni büyüme modelleri geliştirmesine katkıda bulunabiliyor.
Özellikle gelişmekte olan pazarlarda faaliyet gösteren markalar, yalnızca kendi ülkelerindeki tüketicilere ulaşmak yerine uluslararası satış kanallarını değerlendirmeye ve farklı coğrafyalarda marka bilinirliği oluşturmaya odaklanabiliyor.
Bu durum, küresel moda sektöründeki rekabetin yalnızca geleneksel moda merkezleri üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini ortaya koyuyor.
BRICS+ Moda Zirvesi gibi uluslararası organizasyonlar da gelişmekte olan ülkelerin moda ekonomisindeki potansiyelinin tartışılmasına ve farklı pazarlar arasında profesyonel bağlantılar kurulmasına olanak sağlıyor.

BRICS+ Moda Zirvesi 109 Ülkeden Oluşan Uluslararası Birikimi Moskova’da Buluşturdu
BRICS gündeminin resmî bir parçası olarak tanınan BRICS+ Moda Zirvesi, hızlı büyüyen ekonomilerin moda endüstrisindeki konumlarını ele alan uluslararası bir iş forumu olarak faaliyet gösteriyor.
Her yıl Moskova’da düzenlenen organizasyon, bugüne kadar 109 ülkeden sektör profesyonelini ağırladı.
2026 yılındaki zirveye Asya, Afrika, Latin Amerika, Orta Doğu ve Avrupa’dan moda haftası yöneticileri, üreticiler, sektör birlikleri, perakendeciler ve yatırımcılar katıldı.
Organizasyon, uluslararası moda ticaretinde ortaya çıkan gelişmeleri ve farklı ekonomilerin sektöre sağlayabileceği katkıları değerlendiren kapsamlı bir buluşma noktası oluşturdu.
Zirvenin önemli özelliklerinden biri, moda endüstrisinin farklı alanlarında faaliyet gösteren profesyonelleri aynı platformda bir araya getirmesi oldu.
Ham madde tedarikçilerinden üreticilere, tasarımcılardan uluslararası markalara ve perakendecilerden yatırımcılara kadar uzanan bu katılımcı yapısı, moda sektöründeki ekonomik bağlantıların çok yönlü biçimde değerlendirilmesine olanak sağladı.
Uluslararası ticaretin gelişiminde üretim kapasitesi kadar dağıtım altyapısı, pazarlama stratejileri ve yerel tüketici beklentileri de önem taşıyor.
Bu nedenle farklı ekonomilerin güçlü yönlerinin bir araya getirilmesi, gelişmekte olan moda markaları açısından yeni fırsatlar oluşturabiliyor.
BRICS+ Moda Zirvesi’nin 2026 programı da bu bağlantıların geleceğine ilişkin tartışmaları uluslararası sektör gündemine taşıdı.

Asya’nın Moda Endüstrisindeki Üretim ve Tüketim Potansiyeli
Asya, moda endüstrisinin farklı aşamalarında önemli rol üstlenen ülkeleri ve birbirinden farklı ekonomik yapıları barındıran geniş bir bölge.
Tekstil üretimi, hazır giyim, ham madde tedariki, teknoloji ve perakende alanlarında faaliyet gösteren Asya ülkeleri, küresel moda değer zincirinin çeşitli noktalarında konumlanıyor.
Bölgedeki üretim kapasitesi, uluslararası markaların tedarik stratejileri açısından önemli bir unsur oluştururken, farklı ülkelerde gelişen tüketici pazarları da moda markaları için yeni büyüme olanakları sunabiliyor.
Ancak Asya’nın moda endüstrisindeki rolü yalnızca üretimle sınırlı değil.
Farklı ülkelerde faaliyet gösteren tasarımcılar, moda organizasyonları ve marka girişimleri de uluslararası moda dünyasında görünürlük kazanmayı hedefliyor.
Bu gelişim, bölgedeki moda sektörlerinin üretimden marka geliştirmeye uzanan daha kapsamlı stratejiler oluşturmasına olanak sağlayabiliyor.
BRICS+ Moda Zirvesi’nin uluslararası katılımcıları arasında Asya’dan sektör temsilcilerinin yer alması, bu bölgedeki moda ekonomilerinin küresel bağlantılarının değerlendirilmesi açısından önem taşıdı.
Gelişmekte olan markalar açısından Asya’daki farklı pazarların dinamiklerini anlamak, doğru iş ortaklarını belirlemek ve yerel tüketici beklentilerine uygun stratejiler geliştirmek, uluslararası büyümenin temel unsurları arasında bulunuyor.
Bu nedenle bölgedeki moda ekosistemlerinin uluslararası platformlarda temsil edilmesi, karşılıklı ticari ve yaratıcı bağlantılar açısından değer taşıyor.
Afrika Moda Pazarlarında Yaratıcı Girişimlerin ve Yerel Kimliğin Önemi
Afrika kıtası, farklı kültürel kimliklere, tekstil geleneklerine ve gelişmekte olan moda girişimlerine ev sahipliği yapıyor.
Kıtadaki ülkelerin moda sektörleri birbirinden farklı ekonomik ve yapısal özellikler taşırken, yerel tasarım anlayışlarının uluslararası pazarlarda tanıtılması önemli fırsatlar barındırıyor.
Özellikle kültürel birikimden beslenen özgün koleksiyonlar, tasarımcıların küresel moda dünyasında farklılaşmalarına yardımcı olabiliyor.
Bunun yanında üretim altyapılarının geliştirilmesi, finansman olanaklarına erişim, lojistik süreçlerin iyileştirilmesi ve uluslararası dağıtım ağlarıyla bağlantı kurulması, moda girişimlerinin büyümesinde belirleyici olabilecek unsurlar arasında yer alıyor.
Uluslararası moda organizasyonları, farklı ülkelerden tasarımcıların ve profesyonellerin tanışmasına olanak sağlayarak bu süreçlere katkıda bulunabiliyor.
BRICS+ Moda Zirvesi’nde Afrika’dan sektör temsilcilerinin bulunması, kıtanın moda ekonomisindeki yaratıcı ve ticari potansiyelinin daha geniş bir uluslararası çerçevede değerlendirilmesine zemin hazırladı.
Moda sektöründe kültürel kimliğin korunması ve yerel tasarım anlayışlarının uluslararası pazarlarda görünürlük kazanması, yalnızca ekonomik açıdan değil, yaratıcı çeşitlilik bakımından da önem taşıyor.
Bu yaklaşım, gelişmekte olan moda pazarlarının küresel endüstrideki temsilinin güçlendirilmesine yönelik tartışmaların önemli bir boyutunu oluşturuyor.
Latin Amerika Moda Markaları İçin Uluslararası Büyüme Fırsatları
Latin Amerika, farklı tasarım geleneklerine, yerel üretim becerilerine ve çeşitli tüketici pazarlarına sahip ülkeleriyle uluslararası moda sektöründe değerlendirilebilecek potansiyeller barındırıyor.
Bölgedeki moda markaları açısından uluslararası büyümenin önemli aşamalarından biri, yerel tasarım kimliğini koruyarak farklı pazarlardaki tüketicilere ulaşabilecek stratejiler geliştirmek.
Bu süreçte markaların üretim kapasitesi, dağıtım kanalları, fiyatlandırma yaklaşımları ve uluslararası tanıtım faaliyetleri önem taşıyor.
Özellikle bağımsız tasarımcılar ve gelişmekte olan markalar için uluslararası moda haftalarına katılım, yeni pazarlardaki profesyonellerle bağlantı kurmanın yollarından biri olabiliyor.
Farklı ülkelerden sektör temsilcilerinin yer aldığı organizasyonlar, tasarımcıların mevcut pazarlarının dışına çıkabilecekleri fırsatları değerlendirmelerine yardımcı olabiliyor.
BRICS+ Moda Zirvesi’nin Latin Amerika’dan katılımcılara ev sahipliği yapması da bölgedeki moda endüstrilerinin uluslararası sektör ağı içerisinde temsil edilmesi açısından önem taşıdı.
Gelişmekte olan markaların karşılıklı bilgi ve deneyim paylaşımı yoluyla yeni pazarlara açılması, küresel moda ticaretinde daha geniş bir katılımın oluşmasına katkıda bulunabilir.
Bu çerçevede Latin Amerika’daki yaratıcı moda girişimleri, uluslararası marka geliştirme ve kültürler arası iş birlikleri açısından değerlendirilebilecek alanlar arasında bulunuyor.
Orta Doğu Moda Pazarlarında Markalaşma ve Tüketici Çeşitliliği
Orta Doğu, farklı tüketici alışkanlıkları, perakende yapıları ve kültürel giyim tercihleriyle moda endüstrisinde kendine özgü dinamiklere sahip bölgelerden biri.
Bölgedeki moda pazarları, ülkelerin ekonomik yapıları ve tüketici beklentileri doğrultusunda farklı özellikler gösteriyor.
Uluslararası markalar açısından Orta Doğu pazarlarında büyümek, yerel tüketici ihtiyaçlarının anlaşılmasını ve uygun marka konumlandırma stratejilerinin oluşturulmasını gerektiriyor.
Bu kapsamda farklı giyim tercihlerine hitap eden tasarım yaklaşımları, moda sektörünün bölgedeki çeşitliliğini yansıtan önemli unsurlar arasında yer alıyor.
Modest fashion alanı da farklı kültür ve tüketici beklentileriyle ilişkili tasarım seçenekleri sunması bakımından bölgedeki moda sektörleriyle bağlantılı bir konuma sahip.
Özlem Şahin’in kurucusu olduğu Modest Fashion Weeks by Think Fashion, farklı ülkelerden tasarımcıların bu alandaki koleksiyonlarını uluslararası moda platformlarında tanıtmalarını destekleyen organizasyonlar arasında bulunuyor.
Orta Doğu’dan sektör temsilcilerinin BRICS+ Moda Zirvesi’ne katılması, bölgedeki moda pazarlarının gelişmekte olan diğer ekonomilerle bağlantılarının değerlendirilmesine imkân sağladı.
Bu tür platformlar, farklı tüketici pazarlarına yönelik deneyimlerin paylaşılmasına ve uluslararası moda markalarının yeni büyüme modellerini değerlendirmelerine katkıda bulunabiliyor.
Özlem Şahin, Moda Sektörünün Ekonomik Geleceğini Uluslararası Liderlerle Değerlendirdi
BRICS+ Moda Zirvesi’nin 2026 programında, moda endüstrisinin geleceğini belirleyen büyük ekonomik değişimlerin ele alındığı oturumlar önemli bir yer tuttu.
Küresel üretim ağlarının değişmesi, yeni tüketici pazarlarının gelişimi ve ülkeler arasındaki ticari ilişkilerin geleceği, moda sektörünün farklı alanlarını etkileyen gelişmeler arasında değerlendirildi.
Think Fashion ve Modest Fashion Weeks by Think Fashion’ın Kurucusu ve CEO’su Özlem Şahin, bu kapsamda gerçekleştirilen panelde Türkiye’yi temsil etti.
Şahin, “Modanın Makroekonomisi: Sektörün Geleceğini Hangi Mega Trendler Şekillendirecek?” başlıklı oturumda, gelişmekte olan pazarlarda üretim ve talebi dönüştüren dinamikleri ve Türk ve Rus markalarının birbirlerinin pazarlarına açılmasını kolaylaştırabilecek koşulları değerlendirdi. Şahin’in yanı sıraya panele Andrey Guryev (BRICS İş Konseyi Direktörü), Xie Fangming (Çin Moda Haftası Direktörü), Tatyana Kim (Wildberries Kurucusu) , Kirill Dmitriev ( Russian Direct Investment Fund CEO’su) , Vladislav Kreinin ( Sber Bankası Pazarlama ve İletişim Direktörü) , Nikolay Konstantinov (Trend Island CEO’su) , Aizel Trudel (AIZEL Store Kurucusu) katıldı.
Moda sektörünün farklı alanlarından gelen temsilcilerin yer aldığı oturum, küresel moda ekonomisinin geleceğine ilişkin çok yönlü değerlendirmelere ortam sağladı.
Uluslararası ticaret, finans, perakende, yatırım ve marka geliştirme alanlarının birbirleriyle bağlantılı biçimde ele alınması, moda endüstrisinin ekonomik yapısının daha kapsamlı değerlendirilmesine katkıda bulundu.
Özellikle gelişmekte olan ülkelerdeki üretim ve tüketim dinamiklerinin dönüşmesi, uluslararası markaların gelecekteki büyüme stratejilerini etkileyebilecek önemli faktörlerden biri olarak öne çıkıyor.
Bu nedenle moda sektörünün makroekonomik gelişmelerle birlikte değerlendirilmesi, hem büyük markalar hem de uluslararası pazarlara açılmayı hedefleyen yeni girişimler açısından önem taşıyor.
Özlem Şahin’den Küresel Moda Endüstrisindeki Değişime İlişkin Açıklama
Gelişmekte olan ekonomilerin moda sektöründeki konumlarının güçlenebileceğine dikkat çeken Özlem Şahin, uluslararası stratejik ortaklıkların önemini vurguladı.
Şahin, üretim kapasitesi, ham madde kaynakları ve lojistik altyapı gibi ekonomik avantajların farklı ülkeler arasında geliştirilebilecek iş birlikleriyle değerlendirilmesinin, geleceğin moda endüstrisinde yeni dengeler oluşturabileceğini ifade etti.
“BRICS+ Moda Zirvesi, küresel moda endüstrisinde kartların yeniden dağıtıldığının önemli bir göstergesi. Üretim kapasitesi, lojistik altyapısı ve ham madde kaynakları açısından güçlü ülkeler arasında geliştirilecek stratejik iş birlikleri, gelecekte küresel moda sektörüne yön veren markaların kimler olacağını değiştirebilecek potansiyele sahip. BRICS+ ülkeleri arasında şekillenecek bu yeni ekosistem, yalnızca ekonomik dengeleri dönüştürmekle kalmayıp daha adil, kapsayıcı ve bilinçli bir moda endüstrisinin oluşmasına da öncülük edebilir” dedi.
Şahin’in açıklamaları, uluslararası moda sektörünün geleceğinde yalnızca güçlü üretim merkezlerinin değil, bu merkezler arasında kurulabilecek stratejik ortaklıkların da önem taşıyabileceğine işaret ediyor.
Farklı ekonomilerin sahip olduğu avantajların aynı değer zinciri içerisinde bir araya getirilmesi, markaların büyüme stratejilerinde yeni fırsatlar oluşturabilir.
Bu yaklaşım, moda sektöründeki ticari ilişkilerin yalnızca ürünlerin bir ülkeden başka bir ülkeye gönderilmesinden ibaret olmadığını da ortaya koyuyor.
Tasarım, üretim, dağıtım, marka geliştirme ve perakende gibi alanlarda kurulabilecek iş birlikleri, uluslararası moda ekonomisinin daha çok yönlü gelişmesine katkıda bulunabilir.
Küresel Moda Tedarik Zincirlerinde Stratejik Ortaklıkların Rolü
Moda sektörünün uluslararası yapısı, üretim ve dağıtım süreçlerinin farklı ülkelerdeki işletmeler arasında paylaştırılmasına dayanıyor.
Bir moda ürününün tasarım aşamasından tüketiciye ulaşmasına kadar geçen süreçte ham madde tedariki, kumaş üretimi, hazır giyim üretimi, lojistik ve perakende gibi çok sayıda faaliyet bulunuyor.
Bu süreçlerin verimli biçimde yönetilmesi, moda markalarının maliyetlerini, ürün kalitesini ve pazarlara ulaşma hızını etkileyebiliyor.
Uluslararası markalar açısından tedarik zincirlerinin güvenilirliği, üretim kapasitesinin sürdürülebilirliği ve farklı pazarlardaki ticari koşullara uyum sağlanması, rekabet gücünü belirleyen önemli unsurlar arasında yer alıyor.
Gelişmekte olan ülkelerin bu değer zincirlerinde daha fazla rol üstlenmesi, farklı alanlarda uzmanlaşmış işletmeler arasında yeni bağlantıların kurulmasını mümkün kılabilir.
Bununla birlikte uluslararası tedarik ilişkilerinin güçlendirilmesi, yalnızca üretim kapasitesine değil, kalite standartlarına, teslimat sürelerine, ticari güvenilirliğe ve uzun vadeli iş ortaklıklarına da bağlı.
BRICS+ Moda Zirvesi’nde üretim ve lojistik başlıklarının ele alınması, moda endüstrisinin bu ekonomik yönünün önemini yansıttı.
Türkiye gibi tekstil ve hazır giyim üretiminde deneyim sahibi ülkeler açısından farklı pazarlardaki markalarla geliştirilebilecek ilişkiler, üretim ve tasarım kapasitesinin uluslararası ölçekte değerlendirilmesine katkıda bulunabilir.
BRICS+ Moda Zirvesi’nin Dört Temel Gündeminde Uluslararası Büyüme Yer Aldı
2026 BRICS+ Moda Zirvesi, farklı sektörleri ve uzmanlık alanlarını bir araya getiren kapsamlı bir programla gerçekleştirildi.
Organizasyonun iş programı dört ana başlık etrafında oluşturuldu: yaratıcılık, üretim ve lojistik, pazarlama ve satış, girişimcilik ve yatırım.
Zirve kapsamında 250’den fazla konuşmacı, moda endüstrisinin mevcut yapısını ve gelecekte ortaya çıkabilecek fırsatları değerlendirdi.
Uluslararası tedarik zincirlerinin yeniden yapılanması, üreticilerin farklı pazarlara açılma stratejileri ve moda markalarının büyüme modelleri, programın öne çıkan konuları arasında yer aldı.
Bunun yanında yapay zekânın tasarım ve perakende süreçlerindeki kullanımı, yeni nesil tüketici değerleri ve kültürel kimliğin marka geliştirme açısından önemi de tartışıldı.
Moda sektöründe teknolojik gelişmelerin hızlanması, markaların uluslararası tüketicilere ulaşma yöntemlerini etkileyen önemli unsurlardan biri olarak değerlendiriliyor.
Dijital kanalların gelişimi, markalara farklı ülkelerdeki tüketicilerle iletişim kurabilecekleri yeni olanaklar sunabiliyor.
Ancak uluslararası büyümenin sürdürülebilir olması, yalnızca dijital görünürlüğe değil, üretim kapasitesi, dağıtım ağları ve tüketici ihtiyaçlarının doğru analiz edilmesine de bağlı.
Zirvenin farklı alanları kapsayan programı, bu unsurların moda endüstrisinin geleceğinde birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koydu.
Türkiye’nin Küresel Moda Ticaretindeki Stratejik Potansiyeli
Türkiye, tekstil ve hazır giyim sektöründeki üretim deneyimi, tasarım kabiliyeti ve farklı pazarlara yönelik ticari bağlantılarıyla uluslararası moda endüstrisinde önemli fırsatlara sahip ülkeler arasında bulunuyor.
Türk moda sektörünün güçlü yönlerinden biri, üretim altyapısının farklı tasarım ve marka ihtiyaçlarına yanıt verebilecek deneyime sahip olması.
Bununla birlikte küresel moda sektöründe büyümenin yalnızca üretim kapasitesiyle sınırlı kalmaması, tasarım ve markalaşma alanlarının da geliştirilmesini önemli hâle getiriyor.
Uluslararası moda markalarının kalıcı başarı elde etmesinde özgün tasarım kimliği, doğru pazar seçimi, güçlü dağıtım ilişkileri ve tüketici beklentilerine uygun stratejiler belirleyici olabiliyor.
Bu çerçevede Türkiye’nin üretim deneyiminin uluslararası moda organizasyonları ve marka geliştirme faaliyetleriyle desteklenmesi, yeni pazarlara açılmak isteyen markalara farklı fırsatlar sunabilir.
Asya, Afrika, Latin Amerika ve Orta Doğu gibi birbirinden farklı ekonomik dinamiklere sahip bölgelerdeki sektör profesyonelleriyle bağlantı kurulması, Türk markalarının uluslararası büyüme stratejilerinde değerlendirilebilecek alanlar arasında bulunuyor.
Bu tür ilişkilerin geliştirilmesinde uluslararası moda zirveleri, profesyonel buluşmalar ve tasarım etkinlikleri önemli bir işlev üstlenebiliyor.
Özlem Şahin’in BRICS+ Moda Zirvesi’ndeki katılımı, Türkiye’nin bu uluslararası tartışmalarda temsil edilmesi açısından dikkat çeken gelişmelerden biri oldu.
Moskova Moda Haftası 70’i Aşkın Defileyle Uluslararası Moda Dünyasını Ağırladı
BRICS+ Moda Zirvesi ile aynı dönemde gerçekleştirilen Moskova Moda Haftası (Moscow Fashion Week), 26 Eylül–1 Ekim 2026 tarihleri arasında uluslararası tasarımcıların koleksiyonlarına ev sahipliği yaptı.
New York, Londra, Milano ve Paris’in ardından küresel moda haftaları takvimini tamamlayan organizasyon, özellikle yükselen tasarımcıların uluslararası moda dünyasında görünürlük kazanmalarını destekleyen yapısıyla öne çıktı.
2026 sezonunda Moskova Moda Haftası kapsamında 70’i aşkın defile düzenlendi.
Rusya, Türkiye, İspanya, Birleşik Krallık, Çin, Sri Lanka, Kazakistan ve Nikaragua gibi farklı ülkelerden tasarımcılar, yeni koleksiyonlarını Moskova’da sundu.
Uluslararası katılımcı yapısı, farklı moda pazarlarındaki yaratıcı yaklaşımların aynı platformda buluşmasına olanak sağladı.
Moda haftaları, tasarımcıların koleksiyonlarını tanıttıkları etkinlikler olmanın yanında, markaların farklı pazarlardaki profesyonellerle bağlantı kurmalarına katkıda bulunabilecek organizasyonlar olarak önem taşıyor.
Özellikle gelişmekte olan moda markaları için uluslararası tanıtım, doğru satın almacılarla iletişim ve sektörel ilişkilerin geliştirilmesi, büyüme süreçlerinin önemli parçaları arasında bulunuyor.
Moskova Moda Haftası da yaratıcı tasarımın uluslararası pazarlara açılma potansiyeliyle bir araya geldiği etkinliklerden biri oldu.
Türk Tasarımcılar Moskova Moda Haftası’nda Koleksiyonlarını Sergiledi
Moskova Moda Haftası’nın 2026 sezonunda Türkiye’den katılan tasarımcılar arasında Gökhan Yavaş ve Murat Aytulum yer aldı.
Her iki tasarımcı da koleksiyonlarını Moskova’da gerçekleştirilen uluslararası moda organizasyonu kapsamında sundu.
Bir önceki sezonda ise Türk tasarımcı Emre Erdemoğlu, Moskova Moda Haftası’nda yer alan isimler arasındaydı.
Türk tasarımcıların uluslararası moda organizasyonlarında bulunması, Türkiye’nin yaratıcı moda sektörünün küresel görünürlüğünün desteklenmesi açısından önem taşıyor.
Moda endüstrisinde tasarımcıların uluslararası tanınırlık kazanması, farklı pazarlardaki profesyonellerle bağlantı kurmalarına ve koleksiyonlarını daha geniş kitlelere sunmalarına yardımcı olabiliyor.
Bu süreçte uluslararası moda haftaları, tasarımcıların yalnızca koleksiyonlarını tanıtmalarına değil, farklı ülkelerdeki moda dinamiklerini gözlemlemelerine de imkân sağlıyor.
Türkiye’nin üretim gücünün yaratıcı tasarım anlayışıyla birlikte değerlendirilmesi, uluslararası marka geliştirme açısından önem taşıyan unsurlar arasında bulunuyor.
Moskova Moda Haftası’ndaki Türk tasarımcı katılımı da Türkiye’nin uluslararası moda platformlarındaki temsilinin yaratıcı boyutunu öne çıkardı.
Özlem Şahin Moskova Moda Haftası’nda Uluslararası İş Birliği Fırsatlarını Değerlendirdi
BRICS+ Moda Zirvesi’nde Türkiye’yi konuşmacı olarak temsil eden Özlem Şahin, Moskova Moda Haftası kapsamında da farklı ülkelerden tasarımcılar ve sektör profesyonelleriyle bir araya geldi.
Hafta boyunca defileleri takip eden Şahin, yükselen tasarımcıların yeni pazarlara ulaşmasına yardımcı olabilecek bağlantıları ve uluslararası iş birliği olanaklarını değerlendirdi.
Modest Fashion Weeks by Think Fashion aracılığıyla yaklaşık on yıldır uluslararası moda organizasyonları geliştiren Şahin, farklı coğrafyalardaki sektör profesyonellerini buluşturan platformlar konusunda deneyime sahip.
Uluslararası moda organizasyonlarının ticari bağlantılar açısından taşıdığı önem, özellikle yeni pazarlara açılmayı hedefleyen markalar için dikkat çekiyor.
Tasarımcıların farklı ülkelerdeki satın almacılar, medya kuruluşları, perakendeciler ve yatırımcılarla tanışabilmesi, gelecekte geliştirilebilecek projeler açısından fırsatlar oluşturabiliyor.
Think Fashion’ın uluslararası organizasyon yaklaşımı, bu tür bağlantıların kurulabileceği platformların geliştirilmesini destekliyor.
Özlem Şahin’in Moskova’daki görüşmeleri de uluslararası moda ekosistemleri arasında karşılıklı değer üretilebilecek ilişkilerin değerlendirilmesi bakımından önem taşıdı.
Türkiye ve Rusya Arasında Moda Ticaretinin Geleceği
Türkiye ile Rusya arasındaki ticari ilişkiler, tekstil ve hazır giyim alanındaki bağlantılar açısından da önem taşıyor.
Türkiye’nin üretim ve tasarım deneyimi ile Rusya’nın moda perakendesi ve uluslararası organizasyonları, karşılıklı iş birlikleri bakımından değerlendirilebilecek olanaklar barındırıyor.
Geleneksel ticari ilişkilerde ürün tedariki önemli bir yer tutarken, uluslararası moda sektöründe markaların ortak projeler ve uzun vadeli bağlantılar üzerinden büyümesi de giderek daha fazla önem kazanıyor.
Bu çerçevede Türk ve Rus moda profesyonellerinin ortak tasarım çalışmaları, marka projeleri ve farklı pazarlara yönelik iş birlikleri geliştirmesi, iki ülke arasındaki ilişkilerin kapsamını genişletebilir.
Özlem Şahin’in Moskova programında öne çıkan önemli mesajlardan biri de moda sektöründeki karşılıklı ilişkilerin yalnızca ürün tedarikiyle sınırlı kalmaması gerektiği oldu.
Şahin, Türkiye ile Rusya arasında ortak değer üretmeye dayalı bir iş birliği anlayışının geliştirilmesinin önemine dikkat çekti.
Şahin sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye ve Rusya, bölgemizin en hareketli ticari ilişkilerinden birine sahip. Moda da bu ilişkinin en görünür alanlarından biri. Moskova’daki hedefimiz, bu ilişkiyi bir adım ileri taşımak: yalnızca bir pazara ürün tedarik etmekten, o pazarda birlikte değer üretmeye geçmek. Türk ve Rus tasarımcılar, markalar ve perakendeciler arasında ortak projeler, paylaşılan platformlar ve uzun vadeli iş birlikleri geliştirmek istiyoruz.”
Şahin’in açıklamaları, Türkiye ile Rusya arasındaki moda ilişkilerinin geleceğinde karşılıklı yarar sağlayan uzun vadeli ortaklıkların geliştirilmesine yönelik bir yaklaşımı ortaya koyuyor.
Moda markalarının farklı pazarlarda kalıcı bir konuma ulaşabilmesi, güçlü ticari bağlantılar ve hedef pazarlara uygun stratejiler geliştirmeleriyle yakından ilişkili.
Bu nedenle iki ülke arasındaki sektörel iş birliklerinin tasarım, marka geliştirme, organizasyon ve perakende alanlarını da kapsayacak biçimde değerlendirilmesi, yeni büyüme fırsatları oluşturabilir.
Think Fashion Uluslararası Moda Pazarları Arasında Köprü Kuruyor
Think Fashion Group, moda sektöründe uluslararası organizasyonlar, marka geliştirme ve danışmanlık alanlarında faaliyet gösteren bir yapı olarak öne çıkıyor.
Kurucusu ve CEO’su Özlem Şahin’in liderliğinde geliştirilen projeler, farklı pazarlardaki ihtiyaçların değerlendirilmesi ve uluslararası moda ekosistemleri arasında bağlantılar kurulması yaklaşımına dayanıyor.
Bu çalışmaların önemli örneklerinden biri olan Modest Fashion Weeks by Think Fashion, 2016 yılından bu yana dünyanın farklı moda merkezlerinde etkinlikler düzenliyor.
Platform, tasarımcıları, markaları, satın almacıları, yatırımcıları ve medya profesyonellerini bir araya getirerek farklı ülkeler arasında sektörel iletişimin gelişmesini destekliyor.
Uluslararası moda platformlarının bu yönü, gelişmekte olan pazarlarda faaliyet gösteren markalar açısından önem taşıyor.
Yeni pazarlara açılma hedefi bulunan moda markalarının, yalnızca kendi üretim veya tasarım kapasitelerine değil, uluslararası bağlantılarına da yatırım yapmaları gerekebiliyor.
Bu süreçte farklı ülkelerdeki moda profesyonelleriyle kurulan ilişkiler, markaların büyüme stratejilerinin geliştirilmesine yardımcı olabiliyor.
Özlem Şahin’in Moskova’daki katılımı da Think Fashion’ın uluslararası moda bağlantılarını geliştirme yaklaşımının önemli örneklerinden biri oldu.
Modest Fashion Weeks by Think Fashion’ın Küresel Etkinlik Takvimi New York ile Devam Edecek
Uluslararası modest moda haftası konseptinin öncülerinden biri olan Modest Fashion Weeks by Think Fashion, 2016 yılından bu yana farklı ülkelerde gerçekleştirdiği organizasyonlarla sektörde faaliyet gösteriyor.
Modest fashion alanında çalışan tasarımcıların uluslararası moda dünyasında görünürlük kazanmasını destekleyen platform, farklı kültürlerden markaları ve profesyonelleri bir araya getiriyor.
Gerçekleştirilen organizasyonlarla bugüne kadar toplam 2 milyarı aşan medya erişimi elde edildi.
Bu uluslararası faaliyetlerin devamında platformun bir sonraki organizasyonu, 2027 yılında gerçekleştirilecek New York Modest Fashion Weeks by Think Fashion olacak.
Dünyanın önemli moda merkezlerinden biri olan New York’ta düzenlenecek etkinlik, Modest Fashion Weeks by Think Fashion’ın küresel etkinlik takvimindeki yeni buluşmayı oluşturacak.
Farklı ülkelerde düzenlenen moda organizasyonları, tasarımcıların uluslararası görünürlük kazanmasına ve farklı pazarlardaki profesyonellerle bağlantı kurmasına katkıda bulunabiliyor.
Bu nedenle uluslararası moda haftalarının farklı coğrafyalarda gerçekleştirilmesi, moda sektöründeki kültürel ve ticari etkileşimin gelişimi açısından önem taşıyor.
New York organizasyonu da Modest Fashion Weeks by Think Fashion’ın dünyanın farklı moda merkezlerinde sürdürdüğü faaliyetlerin devamı niteliğinde olacak.
Özlem Şahin’in BoF 500 Başarısı ve Uluslararası Moda Çalışmaları
Think Fashion Group’un Kurucusu ve CEO’su Özlem Şahin, uluslararası moda organizasyonları ve marka geliştirme alanındaki çalışmalarıyla tanınan bir isim.
Şahin’in kariyerindeki önemli gelişmelerden biri, 2024 yılında küresel moda sektörünü şekillendiren isimlerin yer aldığı Business of Fashion BoF 500 listesine seçilmesi oldu.
Sürdürülebilirlik, kapsayıcılık ve modest moda alanındaki katkılarıyla dikkat çeken Şahin, Modest Fashion Weeks by Think Fashion aracılığıyla farklı ülkelerden tasarımcıların uluslararası moda platformlarında görünürlük kazanmalarını destekleyen çalışmalar yürütüyor.
Moda endüstrisinde farklı kültürlerin temsil edilmesi ve tasarımcıların uluslararası pazarlara erişim olanaklarının geliştirilmesi, bu çalışmaların önemli boyutları arasında bulunuyor.
Özlem Şahin’in faaliyetleri BBC, Vogue, Vogue Italia, Vogue Arabia, Business of Fashion, L’Officiel, Grazia Middle East ve The National gibi uluslararası yayınlarda yer aldı.
Şahin’in Moskova’daki katılımı, uluslararası moda sektöründeki deneyiminin gelişmekte olan pazarlarla kurulan bağlantıların değerlendirilmesinde kullanılmasına yönelik önemli bir örnek oluşturdu.
Küresel Moda Ekonomisinin Geleceğinde Uluslararası İş Birlikleri Belirleyici Olabilir
BRICS+ Moda Zirvesi ve Moskova Moda Haftası’nın 2026 yılı organizasyonları, küresel moda endüstrisinde farklı ekonomiler ve yaratıcı sektörler arasındaki bağlantıların önemini gündeme taşıdı.
Asya, Afrika, Latin Amerika, Orta Doğu ve Avrupa’dan moda profesyonellerinin aynı platformda buluşması, sektörün uluslararası niteliğini yansıtan önemli bir gelişme oldu.
Moda endüstrisinin geleceğinde yalnızca üretim hacmi değil, özgün marka geliştirme, teknolojik dönüşüm, kültürel kimlik ve uluslararası ticari bağlantılar da belirleyici unsurlar arasında bulunuyor.
Farklı ülkelerin sahip olduğu üretim, tasarım ve dağıtım avantajlarının stratejik ortaklıklarla değerlendirilmesi, markalar için yeni büyüme alanları oluşturabilir.
Türkiye açısından bu gelişmeler, tekstil ve hazır giyim üretimindeki deneyimin uluslararası tasarım ve marka geliştirme faaliyetleriyle desteklenmesi bakımından önem taşıyor.
Özlem Şahin’in BRICS+ Moda Zirvesi’ndeki konuşmacı katılımı ve Moskova Moda Haftası kapsamındaki temasları, Türkiye’nin uluslararası moda ekonomisine ilişkin tartışmalarda temsil edilmesinin yanı sıra yeni iş birliği fırsatlarının değerlendirilmesine de katkıda bulundu.
Gelişmekte olan moda pazarlarının dünya endüstrisindeki potansiyelinin daha fazla gündeme gelmesi, gelecekte uluslararası ticaret ve yaratıcı ortaklıklar açısından yeni modellerin ortaya çıkmasına zemin hazırlayabilir.
Moskova’daki uluslararası buluşma da moda sektörünün geleceğinin yalnızca geleneksel merkezler tarafından değil, farklı ekonomiler arasında kurulacak bağlantılarla şekillenebileceğine dikkat çeken önemli bir organizasyon olarak öne çıktı.
Özlem Şahin Hakkında
Özlem Şahin, Think Fashion Group’un Kurucusu ve CEO’sudur.
Bütünsel düşünmenin gücüne inanarak pazar ihtiyaçlarından doğan yeni girişimler geliştirmekte ve potansiyeline inandığı markalara uçtan uca danışmanlık hizmetleri sunmaktadır.
Liderliğinde faaliyetlerini sürdüren Modest Fashion Weeks by Think Fashion, modest moda alanında küresel ölçekte referans gösterilen platformlardan biri hâline gelmiştir.
Özlem Şahin’in çalışmaları BBC, Vogue, Vogue Italia, Vogue Arabia, Business of Fashion, L’Officiel, Grazia Middle East ve The National gibi uluslararası yayınlarda yer almıştır.
Sürdürülebilirlik, kapsayıcılık ve modest moda alanındaki katkılarıyla 2024 yılında küresel moda sektörünü şekillendiren isimleri bir araya getiren BoF 500 listesine seçilmiştir.
Modest Fashion Weeks by Think Fashion Hakkında
Modest Fashion Weeks by Think Fashion, küresel modest moda haftası konseptinin öncülerinden biridir.
2016 yılından bu yana dünyanın önemli moda merkezlerinde düzenlediği etkinliklerle tasarımcıları, satın almacıları, medya temsilcilerini ve yatırımcıları bir araya getirmektedir.
Uluslararası moda organizasyonları aracılığıyla farklı ülkelerden tasarımcıların küresel görünürlük kazanmasını destekleyen platform, bugüne kadar toplam 2 milyarı aşan medya erişimi elde etmiştir.
Bir sonraki etkinliği, 2027 yılında gerçekleştirilecek New York Modest Fashion Weeks by Think Fashion organizasyonudur.
Etkinlikler, Think Fashion Global Organizasyon Hizmetleri Ltd. Şti. tarafından gerçekleştirilmektedir.
BRICS+ Moda Zirvesi Hakkında
BRICS+ Moda Zirvesi (BRICS+ Fashion Summit), gelişmekte olan ekonomilerin moda sektörlerini bir araya getiren uluslararası bir iş forumudur.
BRICS gündeminin resmî bir parçası olarak tanınan organizasyon, her yıl Rusya’nın başkenti Moskova’da düzenlenmektedir.
Zirve; moda haftası yöneticileri, sektör birlikleri, üreticiler, ham madde tedarikçileri, distribütörler, perakendeciler ve yatırımcılar arasında uluslararası bağlantıların geliştirilmesini desteklemektedir.
Bugüne kadar 109 ülkeden sektör profesyonelini ağırlayan organizasyonda moda endüstrisinin ekonomik, yaratıcı ve ticari geleceğine ilişkin konular ele alınmaktadır.
Resmî internet sitesi: www.fashionsummit.org
Moskova Moda Haftası Hakkında
Moskova Moda Haftası (Moscow Fashion Week), dünyanın farklı ülkelerinden tasarımcıları Rusya’nın başkentinde buluşturan uluslararası bir moda organizasyonudur.
New York, Londra, Milano ve Paris’teki moda haftalarının ardından küresel moda takvimini tamamlayan etkinlik, özellikle yükselen tasarımcıların uluslararası moda sahnesinde görünürlük kazanmasını desteklemektedir.
Farklı kültürlerden tasarımcıların koleksiyonlarını sergilediği Moskova Moda Haftası, moda profesyonelleri arasında bağlantıların geliştirilmesine de katkıda bulunmaktadır.
Reklam & İşbirliği: [email protected]