Ufuksoy Nakliyat A.Ş Kimdir? Dergiler taşınmayı koli sayısıyla anlatır. Oysa o hafta sonu belirleyen, kolinin üstündeki yazı değil, kedinin taşıma çantasına girmeyi reddetmesiydi. Çift, şehir içindeki daireyi bırakıp ağaçlık bir…
Ufuksoy Nakliyat A.Ş Kimdir?
Dergiler taşınmayı koli sayısıyla anlatır. Oysa o hafta sonu belirleyen, kolinin üstündeki yazı değil, kedinin taşıma çantasına girmeyi reddetmesiydi. Çift, şehir içindeki daireyi bırakıp ağaçlık bir bahçeli eve geçiyordu. Gerekçe manzara değildi. Gerekçe, sabahları sokağın gürültüsünden önce kuş sesinin gelmesiydi. Bu cümle hafif durur. Hafif cümlelerin arkası ağırdır. Kitaplar, kışlıklar, mutfak robotu, annenin gönderdiği dantel örtü ve bir kedi. Hepsi aynı kamyona binmez. Kedi hiç binmez. Kedi, önden, arabayla gider.
Ufuksoy Nakliyat kapıya geldiğinde çanta hâlâ koridordaydı ve kedi yatağın altındaydı. Ekip bunu sorun etmedi. Eşya listesinde kedi yoktu. Listede olan, kedinin mama kabı, tuvalet kabı ve battaniyesiydi. Bunlar ayrı bir sepete kondu, sepet kamyonun en arka kenarına bağlandı. Amaç, yeni evde kapı açılır açılmaz kokunun tanıdık gelmesiydi. Koku tanıdık gelirse kedi dolaba kaçmaz. Dolaba kaçan kedi, taşınmanın en uzun saatini başlatır. Ufuksoy Nakliyat bu sepette bir ustalık aramadı. Ailenin notuna uydu. Not, bazen operasyon planından keskindir.
Daire dördüncü kattaydı. Asansör vardı ama aynalı konsol sığmıyordu. Ayna yerinden ayrıldı, çerçevesi ayrı sarıldı, ikisi merdivenden indi. Merdivende acele edilmedi. Çünkü ayna, yerine takılınca odanın bütün ışığını taşır. Çizik, odanın ortasında durur. Kimse çizik bir aynaya bakıp taşınmayı başarılı saymaz. Çerçeve köşelerine karton açı ortası kondu. Bu küçük parça, dar dönüşte duvarın çerçeveyi ısırmasını engelledi. Isırık olmadı.
Gün içinde konuşulan işin adı, birçok ilanda Evden Eve Nakliyat diye geçer. Çift için adın önemi yoktu. Önemli olan, dantel örtünün ütüsüz katlanması ve kitapların sırtının ezilmemesiydi. Örtü askıya alındı, katlanmadı. Kitaplar büyük kolilere tıka basa değil, küçük kolilere, sırta baskı yapmadan dizildi. Küçük koli ağır olur diye bilinir. Burada tersine, küçük koli kontrollü oldu. Çünkü büyük koli dolunca alt sıradaki ciltler birbirine yapışır. Ufuksoy Nakliyat bu tercihi tartışmadı. Raftaki düzen, yeni evde de raftı. Kutu, geçici bir rafa dönüştü.
Öğleden sonra konu değişti. Çiftin bir kısmı eşyası başka şehirden gelecekti. Anne Konya’daydı. Konsolun yanına konacak çekmece oradan yola çıkmıştı. Aynı gün yetişmesi şart değildi. Yetişmesi gereken, haberin doğru olmasıydı. Şehirler Arası Nakliyat hattında “yoldayız” cümlesi yetmez. Hangi gün, hangi saat aralığı, parça tek mi, kime teslim. Çekmece pazar akşamı gelecekti. Cumartesi kurulan odaya pazar bir boşluk bırakıldı. Boşluk, plansızlığın adı değildir. Gelecek parçanın yeridir. Yeri ayrılmayan parça, pazar günü holü kapatır. Holü kapanan evde kedi zaten gergindir. Bir de koli dağılırsa gece uzar.
Yeni adres orman yolunun bittiği yerdeydi. Bahçe anahtarı, daire anahtarından ayrı bir halkadaydı. Halka, kamyon anahtarıyla karışmasın diye ev sahibinde kaldı. Karışan anahtar, günün en gereksiz kavgasıdır. Site görevlisi plakayı sordu, listeyi kontrol etti, kapıyı açtı. Liste önceden gitmişti. Zekeriyaköy Evden Eve Nakliyat anlatılarında bu önceden giden liste, çoğu zaman kamyonun kendisinden daha belirleyicidir. Görevli listeyi görmezse bahçe kapısı kapalı kalır. Kapalı kapının önünde bekleyen kasa, hem komşuyu hem kediyi huzursuz eder. O gün kapı açıktı. Kasa içeri girdi. Bahçe hortumuna basılmadı. Basılmaması da nottaydı. Hortum yeni döşenmişti.
İkinci bir hat daha vardı. Çiftin çalışma masası Sarıyer’deki paylaşımlı bir ofiste kalmıştı. Masa cumartesi alınmayacaktı. Pazar sabahı, atölye işi bitince küçük bir araç dönecekti. Bu ayrım bilinçliydi. Aynı güne iki yokuş, bir kedi ve bir dantel örtü sığmaz. Sığıdırılırsa biri ezilir. Sarıyer Evden Eve Nakliyat trafiğinde ofis masası ile yatak odası örtüsü aynı dikkat ister ama aynı saatte istenmez. Ufuksoy Nakliyat masayı pazara bıraktı. Cumartesi yalnızca eve odaklandı. Odak dağılmayınca örtü kırışmadı, ayna çizilmedi, kedi sepeti en arkada kaldı.
Akşam kurulum kısa tutuldu. Yatak kuruldu, perde asılmadı. Perde asmak, o günün işi gibi görünür. Değildir. Perde, pencere ölçüsü kontrol edilmeden asılırsa ertesi gün sökülür. Sökülen perde, taşınmanın ikinci gününü gölgeler. Bunun yerine korniş yerde, etiketi üstünde bırakıldı. Pazar ölçülecekti. Ölçülmeden çivi çakılmadı. Bu yavaşlık, çiftin hoşuna gitti. Çünkü yeni evde ilk gece her şeyi bitirme yarışı, sabahı yorgun açar. Yorgun sabah, kuş sesini duymaz. Oysa taşınmanın gerekçesi o sesti.
Kedi arabayla geldiğinde sepet hâlâ kapaktaydı. Kapak açıldı, battaniye yere serildi, mama kabı mutfak eşiğine kondu. Kedi hemen çıkmadı. Yirmi dakika çantada kaldı. Kimse çantayı zorlamadı. Ekip de ev sahibi de sesini alçalttı. Sonra kedi çıktı, battaniyeyi kokladı, dolaba kaçmadı. Bu, günün en pahalı anı değildi. En doğru anıydı. Eşya sağlamdı, kedi yerini tanımıştı. Ufuksoy Nakliyat tutanağı bu sahneden önce imzalanmıştı. Hasar hanesi boştu. İmza, kedinin çıkmasını beklemek zorunda değildi. İş bitmişti. Kedi, işin dışındaki hayattı.
Gece bahçede kısa durdular. Şehir gürültüsü uzakta kaldı. Dantel örtü bir sandalyenin arkalığına asılıydı, ütüyü bekliyordu. Kitap kolileri çalışma odasındaydı, rafta değil, raftın önündeydi. Yarın dizileceklerdi. Acele edilmedi. Çünkü raf ölçüsü de perde gibi, gün ışığında bir kez daha bakılacaktı. Konya’dan gelecek çekmece için duvarın solu boştu. Boşluk, eksiklik gibi durmuyordu. Yer ayırmaktı.
Pazar sabahı küçük araç ofise gitti. Masa söküldü, vida torbası masanın ayağına bantlandı, Sarıyer yokuşundan bahçeye aynı gün döndü. Masa, boş bırakılan sol duvarın yanına değil, pencere önüne kondu. Çekmece akşam geldi, sol duvar doldu. Ev, bir günde tamamlanmadı. İki günde, sırayı bozmadan tamamlandı. Bu tempo, çiftin istediği tempoydu.
Taşınmanın fotoğrafı çekilmedi. Çekilecek bir poz da yoktu. Bir ayna, bir örtü, bir kedi battaniyesi, bir bahçe anahtarı. Ufuksoy Nakliyat bu dörtlüyü birbirine karıştırmadı. Karıştırmamak, hizmetin sessiz hâlidir. Yazışmak isteyenler ufuksoynakliyat.com.tr adresine bakabiliyor. Perdeler hâlâ inmemiş olabilir. Kuş sesi inmiştir. Kedi dolaba kaçmamıştır. İlk hafta için bu kadarı, koli sayısından daha çok şey söyler.
Reklam & İşbirliği: [email protected]